Milli Mücahede’den geriye bir ton soysuz kaldı
120 filmini izledim, o adanmışlığı…
80 yıl geriye gittim, bir adamlık ömre geri döndüm.
UMUDA VE HÜZNE DAİR CÜMLELER
120 filmini izledim, o adanmışlığı…
80 yıl geriye gittim, bir adamlık ömre geri döndüm.
Sınırda gözaltına alınmışsın…
Suratında bin ton kibir olan Lübnan güvenlik görevlileri ile saatlerce uğraşmışsın. Türk pasaportun da fayda etmemiş.
Sonra özgürlüğün verilmiş…
Ve evet, yarım saat kadar sonra Beyrut’tasın.
Yüksek bir tepeden şehri seyrediyorsun.
Yüreğinde destansı bir atmosfer; hayır, henüz nargile yok.
Sofra donatılıyor…
Başta Humus olmak üzere yok yok. Beyrut Sofrasının çok meşhur olduğunu duymuşsun fakat senin masa ile ilişkin yok. [...]
Doğu’nun Ankarası islamabad’dan yeni geldim lakin ben bizim Ankaramıza dair daha önce tuttuğum notları aktarayım istiyorum.
O soğuk, beton, ruhsuz ve takım elbiseli şehri hakikaten hiç sevmedim…
Dogu yine buyuledi beni, yine bir ton umutla donuyorum geri.
Kendimi buldugum, kendimden bircok sey buldugum sehirler; Lahor, Islamabad, Kesmir, Pakistan…
Dogu`nun sehirleri…
Gerci Islamabad`da cok sey buldugum soylenemez. Hatta o kuru sehir, Pakistan`in Ankarasi sayilabilir…
Lakin yine de Dogu Dogudur…
Insallah yazmaya calisacaguim `sehirlerimi`
Simdi biraz soluklanma zamani…
Musadenizle…
Bu sabah indim bu `Dogu` sehrine…
Yeni bir sehir hatta `koksuz` bir sehir de denebilir.
Cok sicak ve nasipse bu sehre ve diger sehirlere dair izlenimlerimizi musait vakitlerimizde yazariz. Simdi bir multeci kampina gitmek uzere yola cikiyorum. Bir sure buralardayim. Pakistan ve cevre ulkelerinde…
Dostlara selam ederim
Vesselam
Yine uzak coğrafyalara…
Yine güzel insanların yanına…
Ve yine keşmekeş’in yurtlarından birine…
Bizim topraklara…
Hayırlısı…
Hakikaten özlemişim…
Birkaç gündür sürekli geziyorum. Dün de, Beykoz sırtlarından muhteşem bir tepeden Boğaz’ı seyre daldım.Beykoz’dan Üsküdar’a giderken araçtan indim ve sahilde oturdum. Üsküdar’dan Vapurla Kabataş’a geçtim. Kabataş’tan yürüyerek Eminönü’ne gittim. Sahillerde oturdum, çeşmelere daldım, kitap okudum, gazete okudum, fotoğraf çektim, kendimi okudum…
Doğrudur, uzun süredir site ile “pek” ilgilenemiyorum.
Bambaşka bir hazırlık içerisindeyim. İnşallah en yakın sürede onunla birlikte siteye de dalacağım.
Şimdilik özürlerimle…
Gel de şimdi anlat Mardin’li gözü dönmüş caniler tarafından katledilenlerin “can”larına “modern hukukun yediği naneleri…”
“Tutukladık, yargıladık, adalete güvenin, içeri attık, hapse attık, cezalarını çekecekler” türünden aptal cümleleri gelin de anlatın o içi kaynayan delikanlıya…
Hangi geri zekalı hapis cezası dindirebilir bir nebze olsun acıları…
Kısas’ta hayat vardır, kısas’ta adalet vardır, kısas’ta çözüm vardır.
Her açıdan daha bir anlamlı [...]
Kafkasya Emirliği’nin Yurtdışı Genel Temsilcisi ve Çeçenistan İçkerya Cumhuriyeti Şeriat Mahkemelerinin eski Başkanı Şemsettin Batukayev ile Vakit için konuşmuştum. Batukayev, Çeçen cihadının efsanevi liderleri olan Cevher Dudayev, Şamil Basayev ve Salman Raduyev ile beraber direniş hareketinin içerisinde olmuş ve onları yakinen tanımış bir isim.
Uzun yıllar Ortadoğu ülkelerinde diplomatik görevlerde bulunan ve Londra’da yaşayan, eski diplomat ve yazar Haşim El-Şebib ile yaptığım söyleşi bugün Vakit’te… Arzu edenler buradan da okuyabilirler.
Yürek şehirlerim; Kudüs, İstanbul ve Cape Town…
Beyrut’u, Johannesburg’u pek yürek şehri bulduğum söylenemez…
Medine çok uzak, Şam’da pek duramadım…
Ama İstanbul…
O başkentim…
Bir süre önce yaptığım ve VAKİT’te yayınlanan Evrensel Hafızlar Derneği (EHAD) Genel Başkanı Abdulkadir Sağlam söyleşimizi buradan okuyabilirsiniz.
Bugün, Kudüs’e dair yeni cümleler kurmanın vaktidir artık…
Bugün, “Reel Politiğin iflasının dalga dalga büyüyeceği günün vaktidir artık.
Dik durun dedik, umudunuzu koruyun.
İşte kibrin sonu…
İşte ampüller sönüyor.
Sonuç ne olursa olsun biz kazandık koçum, sen merak etme…
“Şu gelecek, bu gelecek” aldatmasına kapılmadığımız için mutluyuz, buradayız.
Onurluyuz, başımız dimdik, umudumuz taptaze…
Yüzdelik hesaplarla ölçülemeyen aşkların sahibiyiz biz her daim, kafamız rahat.
Kaybetme korkumuz yok, zafer bizimdir.
Sonucun ne olduğuna, yüzde kaç oy aldığımıza, kaç belediye’de kimleri devirdiğimize bakmaya gerek yo, zafer hakikaten bizimdir.
İnanarak, bilerek, bilinçle, sürü psikolojisi [...]
“Cebrail gelse, parti kursa, oy vermem” diyenler şimdi “Oy vermemek günahtır” diyorlar. Neden?
23 Kasım 1995…
Fethullah Gülen Hocaefendi Savaş Ay’ın programında…
Hani bugün Saadet Partisi’lileri suçluyorlar ya, sağa sola çıkıyorlar diye…
İşte o gün, “Kartel’in Televizyonu”na çıkan Hocaefendi şöyle diyordu; ”
“Ben Cebrail aleyhisselâmı çok severim. Onun mübarek ismi geçtiği zaman, gözlerim yaşarır; burnumun direği sızlar. Tabii ki mübarek [...]
Yine aynı oyun, yine aynı taktik…
CHP, MHP hikâye, tek hedef Saadet Partisi…
Yükleniyor Samanyolu, Kanal 7 ve bilimum “yandaş” medya…
Şevki Yılmaz bir koldan, STV ayrı koldan…
Yükleniyorlar.
Hangi birini ciddiye alıp cevap vereceksin, sonuç değişmiyor ki…
Onlar da biliyorlar “hakkaniyete” zerre kadar riayet etmediklerini…
Ve biliyorlar kendilerini rahatsız eden tek hareketin Milli Görüş olduğunu…
CHP’ye eyvallah…
Ve diğerlerine de…
Ama Saadet…
Orada duruyorlar işte…
Geçen [...]
ırak Müslüman Âlimler Heyeti Basın ve Enformasyon Sorumlusu Dr. Müsenna Haris ed Dari ile yaptığımız ve Vakit’te yayımlanan söyleşiyi buradan da okuyabilirsiniz.
ırak bize ırak değildir. Katledilen 1.000.000 can bizim canımızdı. Yaralanan, sürgün edilen insanlar bizim insanımızdı. Geceleri evlerinden alınan ve kendilerinden bir daha haber alınamayan babalar, vahşi işkencelere maruz kalan kızlar, okul yolunda şehit edilen [...]