Archive for the ‘na`kabre Yazılarım’ Category
-
Yüzdelik hesaplarla ölçülemeyen aşkların sahibiyiz biz
Pazar, Temmuz 22nd, 2007
Umut kardeşimizdir.
Dik tut başını kardeşim, yenilmedik.
Kaybetmek yok lügatimizde.
… -
Umudu öpüp baş uçlarına koyanlara…
Pazar, Haziran 24th, 2007
Umut ile boşvermişliği…
Duygusallık ile melankoliyi birbirine karıştırmayanlara selam olsun…
Umudu duygusuzluk olarak görenlere söyleyecek sözümüz yoktur.
Alın hüzünlerinizi ve gidin buradan.
Gidin siz pek duygulu kalabalıklar…
Ağıt yakın Kudüs’e… -
SAVAŞMAK ŞEREF VERMEZ, KÖPEKLEŞTİRİR
Salı, Mayıs 8th, 2007
Uzun süredir masamda bir film var.
Kapak resminden bir “savas filmi” oldugu anlasiliyor.
Üstelik “çokça ödül almis” filmlerden biri.
Yani ilgimi çekmemesi için yeterince nedeni var. -
na’kabre 24 çıktı
Cumartesi, Mart 10th, 2007
7. yaşına ve 24. sayısına ulaşan na’kabre yürüyüşüne devam ediyor.
Daha çok ERBAKAN ağırlıklı çıkan ve teşkilat içi yayın yapan na’kabre istikrarlı
yürüyüşünü sürdürmekte kararlı.
Erbakan’ı putlaştırmayan ama vefayı yücelten yayın politikası ile na’kabre ayrıcalıklı olma durumunu sürdürüyor.
na’kabre ayrıcalıklı…
na’kabre tek başına… -
Siz Hiç Hollywood Filmi Izlerken Tekbir Getirdiniz Mi?
Perşembe, Ekim 12th, 2006
Cesur Yürek tarzı filmlerden bahsetmiyorum.
Kahramanlarının isimlerini Ahmet - Mehmet yaptığınızda hiç yadırgamadan “bize ait” olabilecek filmlerden biri değil yani bu.
Müslümanlardan ve Kur’an-ı Kerim’den bahsedilmesi ve bunları şeytanlaştırmadan vermiş olması da bu filmi izlerken tekbir getirmem için bir sebep değildi.
…
Ama filmin son sahnelerinde elimi yumruk yapmış ve kendimi tekbir pozisyonunda buldum ve mevzu bahiste işte bu. -
Yeni baharın ilk çiçeği, ANADOLU GENÇLİK…
Perşembe, Eylül 14th, 2006
Kutlu bir yolculuğun en genç yolcusu…
Milli ve manevi değerlere sahip, eşyayı ve kainatı kendi değerlerimiz ışığında analiz eden bir ufkun adıdır Anadolu Gençlik…
Televole kültürünün etkisi altında giderek yozlaşan, bölücü ve yıkıcı terörün pençesinde kıvranan, eğitimsizliğin, amaçsızlığın ve zararlı alışkanlıkların girdabında boğulan, inançsızlığın ve aile ile bağlarını kopartmışlığın zirvesine doğru hızla yükselen gençliğimize en açık çözüm [...] -
EN BÜYÜK SAVAŞÇILAR KADINLARININ CESARETLERİNE BAKILARAK SEÇİLİRLER
Çarşamba, Eylül 6th, 2006
Birkaç yıl önce Anadolu’yu bir uçtan diğer bir uca otobüsle geçiyordum.
Mustafa CİHAT’ın albümü yeni çıkmıştı, kulaklığımda o albüm ve elimde kalın bir kitap, bindim otobüse… -
NEDEN KUR’AN-I KERİMDEN BİLİMSEL (!) İZLER ÇIKARTMAYA ÇALIŞMAMALIYIZ?
Pazartesi, Eylül 4th, 2006
1.Aksinin isbatı mümkün olan, kanunlaşmamış bilimsel meseleleri başka bir konuda delil kabul etmek tehlikelidir, hele de bunu Kur’an’a dayandırarak yapmaya çalışmak iki kez tehlikelidir.
2: İzafiyet Teorisinden, Dünyanın Yuvarlaklığına kadar birçok; “5 yıl öncesinin kesin kabul gören ve Kur’an’a da dayandırılan mucizevi gerçeklikleri” bugün artık tartışılır ve aksi ispatlanır duruma geldi. Unutmayın yüzyıllarca “bilimsel bir [...] -
AKASYA AĞACINDAN BAŞKA KİMSE BENİ SEVMİYOR
Perşembe, Ağustos 31st, 2006
Müthişti… ile başlayacağım ama pek klasik kaçacak…
Ama anlatacak başka kelime bulamıyorum gerçekten de. Muhteşem bir drama. Gerçekçi bir dil ve olağanüstü etkileyici bir hikaye. Senaryosu ile vurucu hatta şok edici bir UZAKDOĞU filmi.
Buraya hasbelkader uğrayan birçok isim bu filmi izlemedi ve büyük ihtimalle de izleme imkanı olmayacak. O nedenle film üzerine birkaç cümle kurmam [...] -
VEFA SIRASI ŞİMDİ OSMANLININ TORUNLARINDA….
Salı, Ağustos 29th, 2006
Bu acıyı en iyi biz hissederiz. Osmanlının en zor günlerinde ve Anadolu’dan binlerce kilometre uzaklıkta kardeşlerinin acısını yüreklerinde hisseden çaresiz bir halk şehrin meydanında toplanmaya başlamıştır.
Osmanlı için yardım sandıkları açılmış, herkes ellerinde ne varsa buraya yetiştirmektedir. Genç kızlar çeyizliklerini, öğrenciler harçlıklarını velhasıl herkes ne imkanları varsa “Osmanlıya ulaşması için” buraya taşımaktadır. -
İSLAM DÜNYASINA BATININ PENCERESİNDEN BAKMAK
Cumartesi, Ağustos 26th, 2006
Batının penceresinden bakmak…
İslam Dünyasının Batı karşısında gerilemeye başlamasının nedenleri zihinleri hep meşgul etmiştir. Bu durumu “Dinden uzaklaşmak” ile açıklayanlar olduğu kadar “Dinde ısrar etmek” ile de açıklayanlar olmuştur.
Elbette Batı’nın kendi çözümsüzlüklerini dinden uzaklaşarak kendince çözmesi ile İslam Dünyasının dine yaklaşımı aynı değildir. Veya şöyle söyleyebiliriz; Dinin Batı ve İslam Toplumlarındaki konumu farklıdır… -
Bağdatlı annelerin yürek parçalayan acılarına ortak olamayan bizler neredeyiz?
Pazar, Ağustos 6th, 2006
Ana gibi yar, Bağdat gibi diyar olmaz… sözü bizim alnımıza yazılmıştır.
“Irak bize ırak değildir…”
Bağdat bizim şehrimizdir…
Musul sokaklarında bizim türkülerimiz söylenir… -
Çocukça bir umutla geleceğe bakan herkese selam olsun
Pazar, Temmuz 9th, 2006
Çocukça bir sesle seslenen…
Çocukça bir sevda ile dünyayı okuyan…
Ve çocukça bir umutla geleceğe bakan herkese selam olsun…
“Kaçan bir gol kadar bile üzülmedik
Çocuklar ölürken o siyah Afrika’da” diyor ya İbrahim TENEKECİ…
Sanırım bu dizeler derdimizi tam olarak açıklıyor.